Otizmi kısaca anlatmak gerekirse
Otizm, çocuğun başkalarıyla bağ kurma, sosyal ipuçlarını okuma ve değişen durumlara uyum sağlama biçimini şekillendiren, doğuştan getirilen ve ömür boyu eşlik eden bir beyin gelişimi farklılığıdır. Otizmli çocuklar dünyayı farklı algılar, farklı öğrenir ve farklı iletişim kurar. Bu farklılık her çocukta başka biçimde görünür; bu nedenle "otizmli bir çocuk tanıyorsanız, yalnızca bir otizmli çocuk tanıyorsunuz" sözü sıkça kullanılır.
Güncel sınıflamalar bu geniş yelpazeyi otizm spektrum bozukluğu başlığı altında toplar. Bu sayfada ailelerin otizmle ilk kez karşılaştığında en çok merak ettiği sorulara yanıt vermeye çalışıyoruz.
Çocuğumda otizm olduğunu nasıl anlarım?
Otizmin ilk işaretleri genellikle yaşamın ilk iki yılı içinde ortaya çıkar. Pek çok ebeveyn, bir şeylerin farklı olduğunu daha tanı konmadan çok önce sezer. Bu sezgiyi ciddiye almak önemlidir.
Bebeklik döneminde
- Gülümsemeye karşılık vermede ve göz teması kurmada azlık
- Adıyla seslenildiğinde dönüp bakmama
- Agulama ve heceleme gibi seslerin az olması
- Kucağa alınmak için kollarını uzatmama
Bir ile iki yaş arasında
- Bir şey istediğinde ya da gördüğü ilginç bir şeyi paylaşmak istediğinde parmağıyla göstermeme
- Anne ya da babası bir yeri gösterdiğinde o tarafa dönmeme
- El sallama, "cee" oyunu, taklit gibi sosyal oyunlara ilgisizlik
- Anlamlı sözcüklerin gelişmemesi ya da kazanılmış sözcüklerin kaybolması
- İnsanlardan çok nesnelere ilgi; tekerlekleri döndürme, ışıklara uzun süre bakma
İki yaş ve sonrasında
- Oyuncakları sıraya dizme gibi tekrarlayıcı oyunlar, mış gibi oyunun azlığı
- El çırpma, parmak ucunda yürüme, kendi etrafında dönme
- Duyduğu cümleleri, reklam ya da çizgi film repliklerini tekrarlama
- Rutinler değiştiğinde yoğun tepki
- Belirli seslere, dokulara ya da yiyeceklere aşırı hassasiyet
- Yaşıtlarıyla oyun kurmakta belirgin güçlük
Bu işaretlerden birinin tek başına bulunması otizm anlamına gelmez. Ancak birkaçı birlikte görülüyorsa ya da çocuk daha önce yapabildiği konuşma veya oyun becerilerini yitiriyorsa değerlendirme gecikmeden yapılmalıdır.

Otizm neden olur? Bizim yaptığımız bir şey mi?
Otizmin ortaya çıkmasında genetik etkenler en büyük paya sahiptir. Beynin erken gelişim döneminde sinir hücreleri arasındaki bağlantıların farklı biçimde kurulduğu düşünülmektedir. Ailede otizm öyküsü, erken doğum ve ileri ebeveyn yaşı gibi bazı etkenler riskle ilişkilidir.
Otizm; ebeveynlerin yeterince ilgi göstermemesinden, çocuğun çok televizyon izlemesinden, aşılardan ya da beslenme biçiminden kaynaklanmaz. Bu yanlış inanışlar ailelerde haksız bir suçluluk yaratır. Ebeveynler, çocuklarının gelişimini destekleyecek en güçlü kaynaktır; suçlanacak taraf değildir.
Otizm nasıl teşhis edilir?
Otizmi gösteren bir laboratuvar tahlili ya da beyin filmi bulunmaz. Tanı, deneyimli bir hekimin çocuğun gelişim öyküsünü ve davranışlarını ayrıntılı olarak değerlendirmesiyle konur. Kliniğimizde değerlendirme şu adımlardan oluşur:
- Ebeveynlerle ayrıntılı görüşme: İlk aylardan bugüne konuşma, bakışma, oyun, alışkanlıklar ve seslere, dokulara verilen tepkiler.
- Çocukla oyun ve gözlem: Çocuğun iletişim girişimleri, ortak dikkati, taklit ve oyun becerileri doğal bir ortamda gözlenir.
- Standart gözlem ölçeği: Gerekli durumlarda ADOS-2 testi uygulanır.
- Benzer tabloların ayrılması: Duyma sorunu, dil gecikmesi, öğrenme kapasitesindeki sınırlılık ve yoğun kaygı gibi otizme benzeyebilen durumlar tek tek gözden geçirilir.
- Yönlendirmeler: İşitme testi, çocuk nörolojisi ve gerektiğinde genetik değerlendirme.
Tanıdan sonra ilk adımlar
Otizm tanısını öğrenmek, pek çok aile için duygusal bir dönemeçtir. Üzüntü, kaygı, öfke, hatta bir açıklamaya ulaşmanın rahatlaması aynı anda yaşanabilir. Bu duyguların hepsi olağandır. Bu dönemde ailelerle birlikte attığımız ilk adımlar şunlardır:
- Çocuğun iyi yaptığı şeyleri ve zorlandığı becerileri tek tek konuşmak
- Özel eğitime başlamak için rapor ve yönlendirme adımlarını açıklamak
- Sofrada, banyoda, giyinirken iletişimi artıracak ilk küçük önerileri vermek
- Uyku, beslenme ya da öfke nöbetleri gibi acil öncelikleri ele almak
- Düzenli kontrol görüşmeleri planlamak
Neden erken başlamak gerekir?
İlk beş yıl, beynin çevresinden gelen deneyimlerle en hızlı şekillendiği dönemdir. Bu yıllarda başlanan düzenli, oyuna dayalı ve haftada çok saat süren destek; konuşmada, karşılıklı etkileşimde ve öz bakımda kalıcı kazanımlar getirebilir. Bu nedenle tanı sürecini beklerken bile gelişimsel desteğin başlatılması önerilir. Plan çoğu zaman birebir özel eğitim, konuşma ve dil çalışmaları, ergoterapi ile ebeveyn danışmanlığından oluşur.
Evde neler yapabilirim?
- Çocuğunuzun ilgisini çeken şeyleri izleyin ve oyununa katılın; onun dünyasından başlayın.
- Kısa ve net sözcükler kullanın, söylediklerinizi jest ve görsellerle destekleyin.
- Günlük rutinleri sabit tutun; değişiklikleri önceden resimlerle anlatın.
- Ekran süresini sınırlayın, yüz yüze oyuna zaman ayırın.
- Gürültülü ortamlarda çocuğunuzun duyusal hassasiyetlerini gözetin.
- Kendinize ve diğer çocuklarınıza da zaman ayırmayı unutmayın.
Okul ve sosyal yaşam
Otizmli çocukların önemli bir bölümü uygun destekle kaynaştırma sınıflarında eğitim alır. Okul seçimi, sınıf içi destek ve bireyselleştirilmiş eğitim programı çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir. Ailenin onayıyla öğretmenlerle iş birliği yaparak çocuğun okul gününü kolaylaştıracak düzenlemeleri destekleriz.
Ergenlikte otizm
Ergenlik, otizmli gençler için bedensel değişimler, sosyal ilişkilerdeki karmaşıklık ve artan bağımsızlık beklentileri nedeniyle zorlayıcı bir dönem olabilir. Bu dönemde kaygı ve depresyon daha sık görülür. Ankara ergen psikiyatrisi alanında otizmli gençlerle çalışırken bağımsız yaşam becerileri, arkadaşlık ilişkileri ve duygusal iyilik hâlini birlikte ele alırız.
Duyusal dünyayı anlamak
Otizmli pek çok çocuk sesleri, ışıkları, kokuları ve dokunuşları farklı yoğunlukta algılar. Bir el kurutma makinesinin sesi çocuğun kulaklarını kapatıp ağlamasına yol açabilirken, aynı çocuk dönen bir çamaşır makinesini dakikalarca keyifle izleyebilir. Bazı çocuklar belirli giysileri giymek istemez, bazıları yalnızca belirli dokudaki yiyecekleri yer. Bu davranışlar inat ya da şımarıklık değil, çocuğun duyusal sisteminin farklı çalışmasının sonucudur. Duyusal profili anlamak, evde ve okulda krizleri azaltan küçük düzenlemeler yapmayı mümkün kılar: gürültülü ortamlarda kulaklık, kalabalıktan önce sakin bir mola alanı ya da yeni yiyecekleri çok küçük adımlarla tanıtmak gibi.
Tarama formları ne işe yarar?
Çocuk doktorlarının kullandığı kısa otizm tarama formları, riski olan çocukları erken fark etmeye yardımcı olur. Formdan yüksek puan alınması otizm tanısı konduğunu göstermez; bir uzmanın daha ayrıntılı bakması gerektiğine işaret eder.
Sık sorulan sorular
Otizmli çocukların önemli bir bölümünde, özellikle erken ve yoğun destekle, dil gelişir. Konuşmanın sınırlı kaldığı çocuklarda da resim kartları ya da tablet uygulamaları gibi araçlarla isteklerini anlatması sağlanabilir.
Otizmin özünü değiştiren bir ilaç bulunmuyor. Ancak yanında görülen uykusuzluk, şiddetli öfke krizleri, aşırı hareketlilik ya da kaygı için ilaçlar çocuğun ve ailenin gününü kolaylaştırabilir.
Otizm kaybolmaz; fakat çocuk büyüdükçe öğrendikleri artar ve zorlandığı alanlar daralabilir. Pek çok otizmli birey uygun destekle eğitimini sürdürür, çalışır ve bağımsız bir yaşam kurar.
Kardeşlere yaşlarına uygun, basit ve dürüst bir dille açıklama yapmak önemlidir: "Kardeşinin beyni bazı şeyleri farklı biçimde öğreniyor; bu yüzden konuşmak ve oyun oynamak onun için daha zor olabilir." Kardeşlerin sorularını dinlemek ve onlara da özel zaman ayırmak aile dengesini korur.