Ankara · Çocuk ve ergen ruh sağlığı muayenehanesi

Randevu Al
  1. Ana Sayfa
  2. Hizmetlerimiz
  3. Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Tanı ve Tedaviler

Travma sonrası stres

Sarsıcı bir olaydan sonra haftalar geçtiği hâlde korku, kâbus ve kaçınma azalmıyorsa, çocuğunuz travma odaklı terapilerden yarar görebilir.

Bu sayfada neler var?
  1. Travma çocuğu nasıl etkiler?
  2. Çocuğumda travma sonrası stres olduğunu nasıl anlarım?
  3. Yaşa göre farklılıklar
  4. Neden bazı çocuklar daha çok etkilenir?
  5. Kliniğimizde değerlendirme
  6. Tedavi seçenekleri
  7. Evde neler yapabilirim?
  8. Okula dönüş
  9. Yas ve travma iç içe geçtiğinde
  10. Sık sorulan sorular

Travma çocuğu nasıl etkiler?

Can güvenliğini sarsan ya da ağır bir yaralanma ihtimali taşıyan bir yaşantı, çocuğun dünyayı güvenli bir yer olarak görme duygusunu sarsabilir. Deprem, yangın, sel, trafik kazası, ağır bir hastalık ya da ameliyat, bir yakının beklenmedik ölümü, evde şiddete şahit olmak ya da istismara uğramak bu yaşantıların başında gelir. Çocuk olayı doğrudan yaşayabileceği gibi, başka birinin başına geldiğini görerek ya da duyarak da etkilenebilir.

Böyle bir olaydan sonraki günlerde ve haftalarda korku, uykuda bozulma, anne babadan ayrılmak istememe ve olayı tekrar tekrar sorma gibi tepkiler beklenen, hatta sağlıklı tepkilerdir. Pek çok çocuk güvenli bir ortamda ve sevdiklerinin desteğiyle bu tepkileri birkaç hafta içinde atlatır. Belirtiler bir aydan uzun sürer, giderek artar ya da çocuğun oyunundan, uykusundan ve okulundan çalmaya başlarsa travma sonrası stres bozukluğundan söz edilir.

Çocuğumda travma sonrası stres olduğunu nasıl anlarım?

Olayı yeniden yaşama

  • Olayla ilgili görüntülerin ya da düşüncelerin istemeden zihnine gelmesi
  • Korkutucu rüyalar; küçük çocuklarda içeriği belirsiz kâbuslar
  • Olayı hatırlatan bir ses, koku ya da yerle karşılaşınca yoğun korku, titreme, çarpıntı
  • Küçük çocukların oyunlarında olayı tekrar tekrar canlandırması; örneğin oyuncak evleri sallayıp yıkmak

Kaçınma

  • Olayın yaşandığı yerlere, benzer araçlara, binalara girmek istememe
  • Olay hakkında konuşmayı reddetme, konu açıldığında odadan çıkma
  • Olayı hatırlatan kişilerden ve etkinliklerden uzak durma

Duygu ve düşüncede değişiklikler

  • "Her an kötü bir şey olabilir" düşüncesi, sürekli tehlike beklentisi
  • Olay için kendini suçlama: "Ben uslu dursaydım olmazdı"
  • Eskiden sevdiği oyunlara ve arkadaşlarına ilgisizlik
  • Mutlu hissetmekte güçlük, duygusal donukluk

Tetikte olma hâli

  • Küçük seslerde sıçrama, kolay irkilme
  • Uykuya dalamama, gece sık uyanma
  • Dikkat toplayamama, okulda başarı düşüşü
  • Sinirlilik, ani öfke patlamaları
Uzman bir psikiyatristle konuşan genç, travma sonrası stres sürecinde destek alıyor.

Yaşa göre farklılıklar

Okul öncesi çocuklar korkularını sözcüklerle anlatmakta zorlanır. Bu yaşta travmanın etkileri daha çok gerileme davranışlarıyla görülür: tuvalet eğitimini kaybetme, bebeksi konuşma, parmak emme, anne babadan bir an bile ayrılmak istememe ve daha önce hiç olmayan korkular. Okul çağındaki çocuklarda bedensel yakınmalar, suçluluk ve dikkat sorunları öne çıkar. Gençlikte ise içine kapanma, sinirlilik, tehlikeli işlere girişme ve "zaten bir geleceğim yok" düşüncesi belirginleşir. Ankara ergen psikiyatrisi alanındaki deneyimimiz, gençlerin yaşadıklarını çoğu zaman ailelerinden saklamaya çalıştığını gösteriyor; bu nedenle davranış değişikliklerini dikkatle okumak önemlidir.

Neden bazı çocuklar daha çok etkilenir?

Aynı olayı yaşayan iki çocuğun tepkileri birbirinden çok farklı olabilir. Olayın ne kadar ağır olduğu, çocuğun olay sırasında kendini ne kadar çaresiz hissettiği, daha önce yaşadığı zorluklar, mizacı ve en önemlisi olaydan sonra aldığı destek, travmanın ne kadar iz bırakacağını belirler. Sakin, güvenilir ve öngörülebilir bir yetişkinin varlığı, çocuğu koruyan en güçlü etkendir.

Kliniğimizde değerlendirme

Sarsıcı bir yaşantının ardından gelen çocukta ilk işimiz, odada kendini emniyette hissetmesini sağlamaktır. Çocuğu yaşadıklarını anlatmaya zorlamayız; görüşmeler onun hazır olduğu hızda ilerler. İlk aşamada ebeveynlerle olayın ne olduğunu, çocuğun o anlarda ve sonraki günlerde neler yaşadığını ve bugün neleri zorlandığını konuşuruz. Ardından çocukla, yaşına uygun biçimde oyun, resim ve sohbet aracılığıyla tanışırız.

Değerlendirmede travma belirtilerinin şiddetini ölçekler yardımıyla belirler, eşlik eden depresyon, kaygı ve uyku sorunlarını tararız. Süren bir tehlike, örneğin devam eden bir şiddet ortamı varsa, ilk adım çocuğun güvenliğinin sağlanmasıdır.

Tedavi seçenekleri

Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi

Bu alanda bilimsel desteği en güçlü yaklaşım, bilişsel davranışçı terapinin travmaya uyarlanmış biçimidir. Çocuk ilk haftalarda duygularını tanımayı, bedenindeki gerginliği gevşetmeyi ve zor anlarda kendini sakinleştirmeyi öğrenir. Sonraki aşamada terapistiyle birlikte, kendi temposunda, yaşadıklarını küçük bölümler hâlinde anlatır, bir deftere yazar ya da çizer. Bu süreç, olayın yarattığı korkunun azalmasını ve "benim suçumdu" gibi yanlış inançların düzeltilmesini sağlar. Ebeveynler sürecin her aşamasında yer alır.

EMDR

EMDR terapisi, özellikle tek bir sarsıcı olayın ardından gelişen belirtilerde etkili olabilen, çocuklara uyarlanmış bir yöntemdir. Çocuğun anıya odaklanırken iki yönlü uyarım almasıyla anının duygusal yükü hafifler.

Aile desteği

Anne babaların çocuklarının davranışlarının nereden kaynaklandığını kavraması, evde sakin ve öngörülebilir bir gündelik akış kurması ve kendi sarsıntılarıyla baş edebilmesi, toparlanmayı hızlandıran en önemli unsurlardır. Afet ya da kayıp gibi bütün ailenin etkilendiği durumlarda ebeveynlerin de destek alması önemlidir. Bu konuda aile terapisi görüşmeleri planlayabiliriz.

İlaç tedavisi

Bu tabloda ilaçlar ilk tercih olarak kullanılmaz. Uyku tümüyle bozulduğunda, kaygı çocuğu yerinden kıpırdatamayacak düzeye geldiğinde ya da yanında depresyon geliştiğinde, terapiyi destekleyecek biçimde ve sınırlı bir süre için reçete edilebilir.

Evde neler yapabilirim?

  • "Artık güvendesin" mesajını hem sözle hem de sarılmak, yanında olmak gibi davranışlarla sık sık verin.
  • Uyku, yemek ve okul saatlerini olabildiğince eski düzenine döndürün; düzen güven duygusu verir.
  • Sorularına kısa, yaşına uygun ve dürüst yanıtlar verin; bilmediğiniz şeyleri uydurmayın.
  • Televizyonda ve telefonda olayın görüntülerinin dönüp dolaşıp karşısına çıkmasını engelleyin.
  • Yeniden altını ıslatmak, bebek gibi konuşmak gibi davranışları azarlamayın; zamanla ve anlayışla geriler.
  • Siz de yardım almaktan çekinmeyin; çocuğunuz, kendisini sakinleştirmeyi önce sizin yüzünüzde okur.

Okula dönüş

Okul sırasına yeniden oturmak, hayatın devam ettiğini çocuğa gösteren güçlü bir işarettir. Öğretmenin yaşananlardan bilgisi olursa, derste dalıp gitmesini ya da uykulu hâlini yanlış yorumlamaz, gerektiğinde sınıftan kısa bir süre çıkmasına izin verir. Ailenin onayıyla okulla iletişim kurarak bu süreci destekliyoruz.

Yas ve travma iç içe geçtiğinde

Bir yakının ani ve sarsıcı biçimde kaybedilmesi, çocuklarda iki ayrı süreci aynı anda başlatabilir: özlem ve üzüntüyle giden yas ile korku ve kaçınmayla giden travma tepkisi. Bu durumda çocuk kaybettiği kişiyi hatırlamak ister, ama her hatırlayışında kaybın yaşandığı anın görüntüleri zihnine dolar. Bu yüzden anılarından da kaçmaya başlayabilir. Tedavide önce travmatik anıların yarattığı korku hafifletilir; ardından çocuğun sevdiği kişiyi güvenle anabileceği, onunla ilgili güzel anıları koruyabileceği bir yas süreci desteklenir.

Sık sorulan sorular