Tik nedir?
Tik, çocuğun istemeden yaptığı ani, kısa ve tekrar eden bir hareket ya da sestir. En sık görülen tikler göz kırpma, yüz buruşturma, burun çekme, omuz silkme, baş sallama, boğaz temizleme ve öksürük benzeri seslerdir. Tikler genellikle okul çağının başlarında ortaya çıkar ve erkek çocuklarda daha sık görülür.
Aileler tikleri ilk kez fark ettiklerinde çoğu zaman bir göz sorunu, alerji ya da "kötü bir alışkanlık" olduğunu düşünür. Göz doktoruna, kulak burun boğaz uzmanına gidilir, alerji ilaçları denenir. Bu yollar sonuçsuz kaldığında tik olasılığı akla gelir. Tikler gerçekte beyindeki hareket düzenleme devreleriyle ilgilidir; çocuğun bilerek ya da dikkat çekmek için yaptığı davranışlar değildir.
Tiklerin özellikleri
- İstem dışıdır, ama kısa süre bastırılabilir: Çocuk bir süre tutabilir; ancak bu çaba bir gerginlik biriktirir ve sonunda tik daha güçlü biçimde ortaya çıkar.
- Öncesinde bir his olabilir: Pek çok çocuk, tikten hemen önce bedeninde kaşıntı, gerginlik ya da "bir şey yapmam lazım" hissi tarif eder.
- Dalgalanır: Bazı haftalar neredeyse hiç görülmezken, bazı haftalar belirgin biçimde artar; bir tik kaybolurken yerine başka bir tik gelebilir.
- Duruma göre değişir: Heyecan, yorgunluk, sıkılma ve stres tikleri artırır; çocuk ilgisini çeken bir işe odaklandığında ya da uyurken genellikle azalır.

Tik türleri ve sınıflandırma
| Tik türü | Örnekler |
|---|---|
| Basit hareket tikleri | Göz kırpma, kaş kaldırma, burun kırıştırma, omuz silkme |
| Karmaşık hareket tikleri | Dokunma, zıplama, belirli bir el hareketi dizisi |
| Basit ses tikleri | Boğaz temizleme, burun çekme, hırıltı, kısa sesler |
| Karmaşık ses tikleri | Hece, sözcük ya da cümle tekrarları |
Tikler süresine ve türüne göre sınıflandırılır. Bir yıldan kısa süren tikler geçici tik bozukluğu olarak adlandırılır ve çocukluk çağında oldukça yaygındır. Bir yıldan uzun süren ve yalnızca hareket ya da yalnızca ses tiklerinden oluşan tablo süregen tik bozukluğu olarak tanımlanır. Birden fazla hareket tiki ile en az bir ses tikinin bir yıldan uzun süredir birlikte bulunduğu, on sekiz yaşından önce başlayan tabloya ise Tourette sendromu denir.
Tourette sendromu hakkında yanlış bilinenler
Tourette sendromu denildiğinde akla ilk gelen, kişinin istemeden küfürlü sözler söylemesidir. Oysa bu belirti Tourette sendromlu bireylerin yalnızca küçük bir bölümünde görülür ve tanı için gerekli değildir. Tourette sendromlu çocukların büyük çoğunluğunda tikler hafif ya da orta düzeydedir ve ergenlik sonrasında belirgin biçimde azalır.
Tiklere neler eşlik edebilir?
Tik yaşayan çocukların bir bölümünde başka durumlar da bulunur ve bunlar çoğu zaman tiklerin kendisinden daha fazla zorlanmaya yol açar:
- Dikkat ve hareketlilik güçlükleri; bkz. DEHB
- Takıntılı düşünceler ve "tam doğru olmalı" hissi; bkz. OKB
- Kaygı ve öfke kontrolü güçlükleri
- Uyku sorunları ve öğrenme güçlükleri
Bu nedenle tik değerlendirmesinde yalnızca hareketlere değil, çocuğun bütün duygusal ve gelişimsel tablosuna bakarız.
Kliniğimizde değerlendirme
Tikler muayene odasında, çocuk yeni bir ortamda olduğu ve dikkati başka şeylere yöneldiği için azalabilir. Bu nedenle ailelerin evde telefonla çektikleri kısa videolar değerlendirmede çok yardımcıdır. Görüşmede tiklerin ne zaman başladığını, hangi durumlarda arttığını, çocuğun bunlardan ne kadar rahatsız olduğunu ve arkadaşlarının nasıl tepki verdiğini konuşuruz.
Gerekli durumlarda tik şiddetini değerlendiren ölçekler kullanır, eşlik eden dikkat eksikliği, takıntı ve kaygı belirtilerini tararız. Başka nörolojik nedenlerin dışlanması gereken durumlarda çocuk nörolojisi ile iş birliği yaparız.
Tikler ne zaman tedavi gerektirir?
Her tik tedavi gerektirmez. Hafif, çocuğu rahatsız etmeyen ve okul ya da arkadaşlık yaşamını etkilemeyen tiklerde ailenin bilgilendirilmesi, tiklere dikkat çekilmemesi ve izlem çoğu zaman yeterlidir. Tedavi şu durumlarda gündeme gelir:
- Tikler ağrıya ya da bedensel zarara yol açıyorsa (örneğin boyun ağrısı)
- Çocuk tikleri nedeniyle alay ediliyor, dışlanıyor ya da utanıyorsa
- Tikler sınıfta dikkat dağıtacak ya da dersi aksatacak düzeydeyse
- Çocuk tiklerinden belirgin biçimde rahatsızsa ve yardım istiyorsa
Tedavi seçenekleri
Davranışçı yöntemler
Tik bozukluklarında ilk sıradaki tedavi, davranışçı yöntemlerdir. Çocuk önce tikinden hemen önce gelen uyarıcı hissi fark etmeyi öğrenir. Ardından, tikle aynı anda yapılamayacak ve dışarıdan fark edilmeyen bir "karşıt hareket" birlikte belirlenir. Örneğin omuz silkme tiki için omuzları hafifçe aşağı bastırıp birkaç saniye tutmak gibi. Uyarıcı his geldiğinde bu hareketi yapmak, zamanla tiklerin sıklığını ve şiddetini azaltır. Bu çalışmaya tikleri artıran günlük durumların düzenlenmesi ve ailenin destekleyici tutumu eklendiğinde sonuçlar daha iyidir. Bu yöntemler bilişsel davranışçı terapi çatısı altında uygulanır.
Eşlik eden durumların tedavisi
Dikkat eksikliği, takıntılar ya da kaygı tedavi edildiğinde çocuğun genel iyilik hâli belirgin biçimde artar; bu durum dolaylı olarak tiklerin de azalmasına katkı sağlayabilir.
İlaç tedavisi
Tikler ağırsa, ağrıya ya da ciddi sosyal sorunlara yol açıyorsa ya da davranışçı yöntemlere yeterli yanıt alınamıyorsa ilaç tedavisi düşünülebilir. Bu kararda eşlik eden durumlar ve olası yan etkiler birlikte değerlendirilir.
Evde neler yapabilirim?
- Tikler hakkında çocuğunuzu uyarmayın, "Yapma" ya da "Gözünü kırpma" demeyin.
- Tiklerle alay edilmesine ya da kardeşler tarafından taklit edilmesine izin vermeyin.
- Düzenli uyku ve fiziksel etkinlik tiklerin azalmasına katkı sağlar.
- Çocuğunuzun ilgisini çeken uğraşları destekleyin; odaklanma anlarında tikler hafifler.
- Tiklerin dalgalı seyrini bilin; artış dönemlerinde panik yapmamak çocuğunuzu da rahatlatır.
Okulda tikler
Öğretmenin tiklerden haberdar olması, çocuğu uyarmaması ve sınıf arkadaşlarının sorularını sakin bir açıklamayla karşılaması çok değerlidir. Bazı çocuklar gün boyu tiklerini bastırmaya çalıştığı için eve gergin ve yorgun döner; bu durumda okulda kısa bir mola hakkı ya da sınavlarda ayrı bir oda gibi düzenlemeler yararlı olabilir. Ailenin onayıyla öğretmenle iletişim kurarak bu konuda yardımcı oluyoruz.
Çocuğa tiklerini nasıl anlatabiliriz?
Çocuğunuz tiklerini fark ediyor ve bunun ne olduğunu soruyorsa, ona sakin ve suçlamayan bir açıklama yapmak rahatlatıcıdır. Örneğin: "Beynin bazen bedenine fazladan küçük hareket mesajları gönderiyor. Bu pek çok çocukta oluyor, senin suçun değil ve zamanla genellikle azalıyor." Böyle bir açıklama, çocuğun tiklerini saklaması gereken bir kusur olarak görmesini önler. Çocuğunuzla birlikte, arkadaşları sorduğunda kullanabileceği kısa bir cevap hazırlamak da onun kendini güçlü hissetmesine yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Tiklerin temeli beyindeki hareket düzenleme sistemleriyle ilgilidir; yani psikolojik bir sorunun belirtisi değildir. Ancak stres, heyecan ve yorgunluk tikleri artırabilir.
Çocukluk çağında başlayan tiklerin önemli bir bölümü kendiliğinden azalır ya da kaybolur. Tourette sendromunda bile tikler çoğu zaman ergenlik sonrasında belirgin biçimde hafifler.
Tiklerde ailesel yatkınlık sık görülür. Ailede tik, dikkat eksikliği ya da takıntı öyküsü bulunması, çocukta tik görülme olasılığını artırır.
Hayır. Bastırmaya zorlamak gerginliği artırır ve tikler sonradan daha yoğun ortaya çıkabilir. Davranışçı tedavide öğretilen yöntemler, bastırmaktan farklı ve çok daha etkili bir yaklaşımdır.
Tiklerin değerlendirilmesi ve eşlik eden dikkat, takıntı ya da kaygı sorunlarının ele alınması için çocuk ve ergen psikiyatrisi uygun bir başlangıç noktasıdır. Gerekli durumlarda çocuk nörolojisiyle birlikte çalışılır.