BDT nasıl çalışır?
Bilişsel davranışçı terapi, kısaca BDT, aynı olayın farklı insanlarda neden farklı duygular uyandırdığı sorusundan yola çıkar. Bir arkadaş selam vermeden geçip gittiğinde bir çocuk "Beni görmedi herhalde" der ve gününe devam eder; bir başkası "Bana kızgın, artık benimle arkadaş olmak istemiyor" diye düşünür ve bütün gün mutsuz olur. Olay aynıdır; duyguyu belirleyen, olaya verilen anlamdır. Bu anlam da çocuğun nasıl davranacağını etkiler.
BDT'de çocuk ya da genç, zorlandığı durumlarda aklından geçenleri fark etmeyi, bu düşüncelerin ne kadar gerçekçi olduğunu sınamayı ve farklı davranışlar deneyerek yeni deneyimler kazanmayı öğrenir. Terapi geçmişin derinliklerinde kaybolmak yerine bugünkü sorunlara ve somut hedeflere odaklanır. Bu özellikleri onu, çocuklar ve ergenler için anlaşılır ve uygulanabilir bir yöntem hâline getirir.
Hangi sorunlarda işe yarar?
BDT, çocuk ve ergen ruh sağlığında en çok araştırılmış terapi yöntemlerinden biridir. Kliniğimizde şu durumlarda sık kullanıyoruz:
- Ayrılık kaygısı, yaygın kaygı, fobiler ve panik atakları; bkz. çocuklarda anksiyete
- Sosyal kaygı ve seçici konuşmazlık
- OKB; yüzleşme ve ritüeli erteleme çalışmasıyla
- Depresyon; etkinlik planlama ve düşünce çalışmalarıyla
- Travma sonrası stres; travmaya uyarlanmış biçimiyle
- Okula gitmeyi reddetme, sınav kaygısı, mükemmeliyetçilik
- Öfke kontrolü, duygu düzenleme ve uyku sorunları
- Tiklerde davranışçı yöntemler

BDT seanslarında neler oluyor?
Her BDT süreci kişiye göre şekillenir; ancak çoğu süreç benzer yapı taşlarından oluşur.
Sorunu birlikte anlamak
İlk görüşmelerde çocuk ve aile, yaşanan zorluğun nasıl işlediğini birlikte keşfeder. Kaygının bedende nasıl hissedildiği, neden kaçınmanın kaygıyı büyüttüğü ya da depresyonda neden yapılacak şeylerin giderek azaldığı basit çizimler ve örneklerle anlatılır. Bu aşama, çocuğun "bana ne oluyor?" sorusuna yanıt bulmasını sağlar.
Duyguları tanımak
Pek çok çocuk duygularını adlandırmakta zorlanır; "kötüyüm" dediğinde bunun öfke mi, korku mu, üzüntü mü olduğunu bilemez. Duygu kartları, renkler ve "duygu termometresi" gibi araçlarla çocuk duygularını tanımayı ve şiddetini derecelendirmeyi öğrenir.
Düşünceleri sınamak
Zorlayıcı anlarda akla gelen düşünceler yakalanır ve sorgulanır: "Bunun doğru olduğuna dair kanıtın ne? Bir arkadaşın aynı şeyi düşünse ona ne söylerdin? Olabilecek en kötü şey ne, en iyi şey ne, en olası şey ne?" Bu sorular, çocuğun düşüncelerini olduğu gibi kabul etmek yerine onları incelemesini sağlar.
Davranış denemeleri
BDT'nin en güçlü yanı, öğrenilenlerin gerçek yaşamda denenmesidir. Kaygılı çocuk korktuğu durumlara küçük adımlarla yaklaşır, depresyondaki genç kendisine iyi gelen etkinlikleri planlı biçimde yaşamına geri katar, OKB'li çocuk ritüelini yapmadan beklemeyi dener. Her deneme, "Ben bunu yapabiliyorum" deneyimini güçlendirir.
Geleceğe hazırlık
Terapinin sonunda çocuk ve aile, öğrendiklerini gelecekte nasıl kullanacaklarını planlar. Zorlu dönemlerde neler yapılacağını içeren kısa bir hatırlatma planı hazırlanır.
Yaşa göre BDT
Küçük çocuklarla BDT çoğunlukla oyun, hikâye ve resimle yürütülür ve sürecin önemli bir bölümünde ebeveynler de yer alır. Kaygı bir "canavar" olarak çizilir, cesaret adımları bir hazine haritasına dönüştürülür.
Okul çağındaki çocuklarla düşünce balonları, dedektif oyunları, ödül çizelgeleri ve küçük deneyler kullanılır. Çocuk yavaş yavaş kendi düşüncelerini fark etmeyi öğrenir.
Ergenlerle çalışma yetişkinlere daha yakındır; ancak gencin özerkliği ve kendi hedefleri ön plandadır. Ankara ergen psikiyatrisi alanında gençlerle çalışırken, terapiyi ailesinin isteği olarak değil, kendi yaşamında değiştirmek istediği şeyler için bir araç olarak görmesine özen gösteririz.
Ev çalışmaları neden önemli?
BDT'de görüşmeler arasında evde ya da okulda denenecek küçük görevler belirlenir. Bu görevler okul ödevi gibi değildir; bir duygu günlüğü tutmak, korkulan bir durumla küçük bir karşılaşma yapmak ya da hoşa giden bir etkinlik planlamak gibi kısa ve somut adımlardır. Haftada bir saatlik görüşmede öğrenilenlerin gerçek yaşama taşınması, büyük ölçüde bu çalışmalar sayesinde olur.
Ebeveynlerin rolü
Ebeveynler, terapide öğrenilen becerilerin evdeki koçlarıdır. Çocuğa hatırlatır, cesaret gerektiren adımlarda yanında durur ve olumlu değişiklikleri fark eder. Aynı zamanda farkında olmadan sorunu sürdüren alışkanlıklarını, örneğin sürekli güvence vermeyi ya da çocuğu korktuğu her durumdan uzak tutmayı, fark etmeyi öğrenir. Bu nedenle BDT sürecine düzenli ebeveyn görüşmeleri ekleriz.
Bir örnek: sınav kaygısı yaşayan bir genç
Sekizinci sınıfta, sınavlara yaklaştıkça uykuları kaçan, ders başında oturduğunda kalbi hızlanan ve sonunda kitabı kapatıp telefona yönelen bir genci düşünelim. BDT'de önce bu döngüyü birlikte çizeriz: sınav düşüncesi, "Kesin kötü geçecek, her şey biter" tahmini, çarpıntı, kaçınma, kısa süreli rahatlama ve ertesi gün daha büyük kaygı. Ardından genç, tahminini sınamaya başlar: Geçmişte kaç sınava bu kaygıyla girdi ve sonuçlar ne oldu? Bir sınavda düşük not almak gerçekten "her şeyin bitmesi" mi? Daha sonra çalışma süresini kısa ve ulaşılabilir parçalara böler, her parçanın sonunda kendine küçük bir mola tanır ve bedenindeki gerginliği gevşetmek için nefes çalışmalarını kullanır. Birkaç hafta içinde genç, kaygısının kaybolmadığını ama artık onu masadan kaldırmadığını fark eder.
BDT'de ilerleme nasıl ölçülür?
BDT'nin bir özelliği de ilerlemenin somut olarak izlenebilmesidir. Terapinin başında belirlenen hedefler, örneğin okula her gün gitmek ya da sınıfta haftada bir kez söz almak, düzenli olarak gözden geçirilir. Gerekli durumlarda kaygı ya da depresyon ölçekleri tekrarlanır. Çocuk ve aile, kat edilen yolu sayılar ve somut değişiklikler üzerinden görebildiğinde motivasyon artar.
Süre ve sıklık
BDT genellikle haftalık görüşmelerle yürütülür ve çoğu süreç on iki ile yirmi görüşme arasında tamamlanır. Görüşmeler çocuğun yaşına göre kırk beş ile elli dakika sürer. Hedeflere ulaşıldıkça görüşmeler seyrekleştirilir.
BDT ve ilaç
Hafif ve orta düzeydeki birçok sorunda BDT tek başına yeterlidir. Belirtiler ağır olduğunda ya da BDT'ye tek başına yeterli yanıt alınamadığında ilaç tedavisi birlikte planlanabilir. Bazı durumlarda iki yöntemin bir arada kullanılması daha iyi sonuç verir.
Sık sorulan sorular
Küçük çocuklarla BDT oyun ve hikâyeler aracılığıyla, ebeveynlerin yoğun katılımıyla yürütülür. Bu yaşta değişimin önemli bir bölümü ebeveynlerin evde uyguladıkları yöntemler sayesinde gerçekleşir.
BDT yalnızca konuşmaktan ibaret değildir; somut hedefler, denemeler ve ölçülebilir ilerleme içerir. Pek çok genç, birkaç görüşmeden sonra yöntemin pratik yanını fark ettiğinde sürece daha istekli katılır.
Pek çok çocukta ilk değişiklikler birkaç hafta içinde fark edilir. Kalıcı sonuç için terapinin planlandığı gibi tamamlanması ve ev çalışmalarının düzenli yapılması önemlidir.
BDT'nin amacı çocuğa terapi bittikten sonra da kullanabileceği beceriler kazandırmaktır. Zorlu dönemlerde kısa hatırlatma görüşmeleri planlanabilir.
BDT'deki ev çalışmaları okul ödevlerine benzemez; çoğu zaman birkaç dakikalık bir not almak ya da günlük yaşamda küçük bir deneme yapmaktır. Bu çalışmaların miktarı çocuğun yükü göz önünde bulundurularak birlikte belirlenir.
Kardeşler benzer güçlükler yaşasa da her çocuğun ihtiyacı farklıdır. Genellikle bireysel görüşmeler planlanır; ebeveyn görüşmelerinde ise iki çocuk için de evde uygulanabilecek ortak yöntemler konuşulur.